------
Showing posts with label Ahir Zaman. Show all posts
Showing posts with label Ahir Zaman. Show all posts

1 Dolar ve Sırları

http://img517.imageshack.us/img517/7303/1dolarvesirlari.jpg

Siyonist-Mason devleti ABD'nin hedefini, kendi bastıkları paradan öğrenin!

http://hotfile.com/dl/43564115/341ba46/1_Dolar_ve_Sirlari.upload.arap2000.zip

5 Dakikada Ahir Zaman

http://img150.imageshack.us/img150/3592/5dakikadaahirzaman.jpg

Kuran-ı Kerim'de ahir zaman hakkında genel bir bilgi verilmekte ve kıyametin kopma zamanının kesin olarak bilinemeyeceği, hatta Hz. Muhammed'in (s.a.v.) dahi bu vakti bilemeyeceği bildirilmektedir. Peygamber kendisine bu konuyla ilgili soru soranlara "kıyamet için ne hazırladınız?" sorusuyla karşılık vermiş ve müminlerin kıyametin kopma zamanını değil, kendi kulluk görevlerini yerine getirmelerini istemiştir.

http://hotfile.com/dl/43711137/a2ec73a/5_Dakikada_Ahir_Zaman.zip

Hazreti Zülkarneyn



Peygamber veyâ veli.

Kur'ân-ı kerimde kıssası, doğuya ve batıya seferleri zükr edilmiştir. Asıl ismi İskender'dir. Doğuya ve batıya gittiği için İskender-i Zülkarneyn diye anılmıştır. Nûh aleyhisselâmın oğlu Yâfes'in soyundandır. Peygamber olup olmadığı açıkca bildirilmedi. Yemen'de yaşamış olan münzir iskender ile Aristo'nun talebesi olan Makedonyalı İskender'den daha önce yaşadı.

Sâlih bir zât olan Zülkarneyn aleyhisselâmı Allahü teâlâ yeryüzündeki insanlara emir ve yasaklarını tebliğ ile vazifelendirdi. Zülkarneyn aleyhisselâm Allahü teâlâ niyâzda bulunup; kendisine kuvvet vermesini, insanlar arasında hangi ilim ve adâletle hükmesini gerektiğinin bildirilmesini istedi.

Allahü teâlâ şöyle buyurdu:

''Sana verdiğim vazifeyi yapabilmen için kuvvet ihsân ederim. Göğsünü açarım. Herşeye gücün yetecek hâle gelirsin. Anlayışını açar, konuşmanı genişletirim, kulağını açarım, tâ uzaktakileri işitirsin. basiretini genişletirim, çok uzakları görür, herşey nüfûz edersin. Her şeyi sağlam yaparsın. İstediğin herşeyi ihsân ederim. Sana heybet veririm hiç kimse sana kötü gözle bakamaz. Ben sana yardım ederim. Hiç bir şey sana zarar vermez. seni kuvvetlendiririm. hiş bir şeye yenilmezsin. Kalbine kuvvet veririm hiçbir şeyden korkmazsın. Aydınlık ve karanlığı emrine verir, onları senin askerin yaparım. Aydınlık senin önünde yol gösterir, karanlık arkandan seni muhâfaza eder.''

Allahü teâlâ hazret-i Zülkarneyn'in emrine bulutları ve başka vâsıtaları verdi. Ona ilim ve kudret, insanlar üzerine tasarruf hâkimiyeti verdi. Ayrıca beyaz ve siyah olmak üzere iki sancak ihsân etti. Zifiri karanlık olan gecede beyaz sancağı açınca, ortalık aydınlığa gark olurdu. Gündüz harp ederken düşman askerinin karanlıkta kalmasını arzu ederse siyah sancağını açar, düşman tarafı zifiri karanlık, kendi tarafı aydınlık olur, böylece düşmana kısa zamanda gâlip gelirdi. Her sefere çıkışında önü aydınlık, arkası karanlık olurdu.

Çok geçmeden memleketi genişledi. Devleti güçlendi. Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bütün dünyâya yaymağı azmetti. Teyzesinin oğlu Hızır aleyhisselâmı kendisine vezir, ordusuna kumandan tâyin etti. Allahü teâlânın emriyle müminlerden meydana gelen ordusu ilk önce batıya yürüdü. Vardığı yerlerde kâfirleri hak dine dâvet etti. İnsanlara iyilik ve ihsânlarda bulundu. İnanmayanlarla harp etti. Batıda yerleşilmiş yerlerin sonuna vardı. Artık karalar bitmiş denizler başlamıştı. Oraya vardığı sırada orada bir kavim buldu. Bu kavim kâfir olup vahşi hayvan derisinden elbise giyerler, denizin dışarı attığı balık cinsinden şeyleri yiyerek geçinirlerdi. Zülkarneyn aleyhisselâm bu kavmi, güzel muâmelede bulunarak hak dine dâvet etti. Kavimden bir kısmı imânla şereflendi bir kısmı ise imân etmekten yüz çevirdi. Zülkarneyn aleyhisselâm inanmayanların üzerine yürüdü ve onları karanlıkta bıraktı .Onlar karanlıkta ne yapacaklarını bilemediler. Sonunda pişman olup tövbe ettiler ve Allahü teâlânın varlığına, birliğine inandılar.

Zülkarneyn aleyhisselâm müminlerden kurduğu ordusu ile uğradığı her yerdeki bütün insanları hak dine dâvet etti. Allahü teâlâya imân ve ibâdete çağırdı. İmân etmeyenler cezâlarını gördüler. Yaya olarak Mekke-i mükerremeye gitti ve haccetti. İbrâhim aleyhisselâmla görüşüp hayır duâsını aldı. Nasihatlerine kavuştu. Daha sonra doğuya yöneldi. Güneşin ilk ışıklarının vurduğu en uçtaki kara parçasına vardı. Zülkarneyn aleyhisselâm orada, yer altındaki manzenlerde yaşayan kavmi hak dine dâvet etti. Daha sonra kuzeye bir sefer yaptı. İki dağ arasına vardı. O iki dağın yakınında oturan kalabalık bir kavimle karşılaştı. O kavmi de hak dine dâvet etti. Kavmin pâdişâhı Zülkarneyn aleyhisselâmı iyilikle karşıladı ve hediyeler takdim etti. Bütün kavmiyle birlikte hak dini kabul etti. Zülkarneyn aleyhisselâmın iltifatlarına kavuştu. Ye'cüc ve Me'cüc adlı kavimlerin zararından şikâyette bulundu. Zülkarneyn aleyhisselâm o kavimle birlikte Ye'cüc ve Me'cüc'ün zararından korunmak için sed yaptılar.

Zülkarneyn aleyhisselâm bir seferi esnâsında hiçbir dünyâ malı ve serveti olmayan, rızıklarını sebzeden temin eden bir kavme rastladı. Ayrıca bu kavimde herkes kendi mezarını kazar, hergün mezarını temizler ve ibâdetlerini burada yaparlardı. Zülkarneyn aleyhisselâm o kavmin hükümdarıyla da görüştü. Hükümdar kendilerinin dünyâya önem vermediklerini, âhiretini hatırlamak için de ibâdetlerini mezarlarda yaptıklarını anlattı. Zülkarneyn aleyhisselâm Allahü teâlânın yardımıyla, doğu, batı ve kuzeydeki bütün ülkeleri feth edip, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını yayma vazifesini tamamladıktan sonra, askerine izin verdi. Kendisi Medine ile Şam arasında Dûmet-ül-Cendel denilen yerde insanlardan ayrıldı. Yanlız Allahü teâlâya ibâdet ve tâatle meşgul oldu. Vefât etmeden önce yakınlarına ''Ben vefât edince usûlüne uygun yıkayıp kefenleyin. Sonra tabuta koyun. Yanlız kollarım dışarda sarkık kalsın. Hazinelerimi de katırlara yükleyin'' diye vâsiyette bulundu. Söyledikleri aynen yapıldı. Az bir zaman sonra da vefât etti. Mekke'ye veya Mekke civârındaki Tehâme Dağlarında bir yere defn edildi. İskender-i Zülkarneyn böyle vâsiyet etmekle ''Arkamdan gelen ordular ile doğu ve batıya hâkim oldum. Hizmetçilerim emrimden çıkmadı. Dünyâyı baştan başa tuttum. Sayısız hazinelerim vardı. Fakat bütün bu dünyâ nimetleri kalıcı değildir. Gördüğünüz gibi mezâra eller boş gidiliyor. Dünyâ malı dünyâda kalıyor. Sizler âhirette de faydalı olacak işler yapın.'' demek istedi. Zülkarneyn aleyhisselâm beyaz-kırmızı benizli, orta boylu idi. Güzel ahlâk sâhibi, Hakka teslimiyeti tam, halkına karşı mütevâzi, alçak gönüllü ve adâler sâhibi idi.Gazâ ve cihâda çıkmakta, beldeleri tâmirdeçok gayretli idi. Dünyâ malına rağbet etmez, elinin emeği, alnının teri ile geçinirdi. Bunun için zenbil örer kendine, çoluk çocuğuna bu paradan harcar, artanını fakirlere sadaka verirdi. Ye'cüc ve Me'cüc kavminin zararlarına mâni olmak için sed yapmıştı. Sedi rivâyetlere göre Asya'nın doğusundaki mümin Türklerin ricâsı üzerine inşâ etmişti. İki dağ arasına taş ve demirden yapılmış olan bu sed bugünkü Çin seddinden başkadır. Kur'ân-ı kerimin Kehf sûresi :83-98. âyet-i kerimelerinde Zülkarneyn aleyhisselâmla ilgili haberler verilmektedir. Peygamber efendimiz, sallallahü aleyhi ve sellem de buyurdu ki:

İsmini duyduğunuz kimselerden yeryüzüne dört kişi mâlik oldu. İkisi mümin ikisi kâfir idi. Mümin olan ikisi Zülkarneyn ile Süleymân (as) idi. Kâfir olan ikisi de Nemrûd ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak yeryüzüne benim evlâdımdan biri yâni Mehdi mâlik olacaktır.

Fizik Kanunlarını da Alt Üst Etti

Geçtiğimiz Mart ayında patlayan İzlanda'daki Eyjafjallajokull yanardağının sadece Avrupa'daki hava trafiğini felç etmediği aynı zamanda fizik kanunlarını da alt üst ettiği ortaya çıktı.



Alman araştırmacılar tarafından yapılan bir araştırmaya göre patlamadan sonra havaya saçılan partiküller fizik kanunlarına ters bir şekilde hareket etmiş.

Sofppedia.com isimli sitenin haberine göre uzun süreden beri volkanik patlamadan sonra yaşananları analiz etmekle uğraşan bir grup Alman bilim adamı, patlamadan sonra partiküllerin fizik kanunlarına göre gidebileceklerinden çok daha uzak noktalara ulaştığını açıkladı. Ünlü Leibzig Üniversitesi'nin Fizik Araştırma Enstitüsünde görev yapan bilim adamları küllerin Grönland'a kadar ulaştığını ifade ediyor.

Grönlad'ın İzlanda'dan yaklaşık olarak 2400 km uzakta olduğunun altını çizen araştırmacılar, bilinen fizik kanunlarına göre küllerin o kadar uzağa gitmesinin imkansız olduğunu ifade ediyor. Volkandan yükselen partiküllerin yarı çaplarının yaklaşık olarak 10 mikrometre olduğunu ifade eden araştırmacılar söz konusu hacim ve ağırlıklarıyla 2400 km boyunca havada kalmalarının imkansız olduğunu ifade etti. Hesaplamalara göre kül bulutlarının en fazla 800 kilometre uzağa gitmesi gerekiyordu.

Söz konusu araştırma iklim değişikliğiyle mücadelede oldukça önemli olduğu ifade ediliyor. Birçok bilim adamı hava partiküllerinin hareket kabiliyetlerinin hesaplanmasıyla iklim değişikliğiyle mücadelede kullanılacak ileriteknolojiyöntemlerinin önünün açılacağına inanıyor.

1880'den Beri Böylesi Görülmedi

Küresel iklim değişikliği nedeniyle sıcaklık artışının rekor düzeye ulaştığını belirten Prof. İncecik, "1880'den bu yana yapılan ölçümlere göre 2010 en sıcak yıl oldu" dedi.



Türkiye'yi kasıp kavuran sıcaklıklar güney, iç ve doğu kesimlerde mevsim normallerinin 6 ile 8 derece üzerinde seyretmeye devam edecek. 2010 yılının 1880'den bu yana ölçülen en sıcak yıl olduğunu vurgulayan uzmanlar, sadece sıcaklık artışının değil yağış artışının ve hava basınçlarındaki durağanlıkların da felaketlere yol açtığının altını çiziyor. Rusya'daki yangına uzun süre durağan kalan yüksek basıncın sebep olduğunu söyleyen uzmanlar "Tek bir sebep yok ama öncelikli neden küresel iklim değişikliği" diyor.

YÜKSEK SICAKLIK ETKİSİNİ SÜRDÜRDÜ

Türkiye kavurucu sıcaklıklarla boğuşmaya bu hafta da devam edecek. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün son verilerine göre sıcaklıkları güney, iç ve doğu kesimlerde mevsim normallerinin 6 ile 8 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. Rize, Artvin, Kars, Ardahan, Van ve Hakkâri çevrelerinde kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış geçişlerinin görüleceği tahmin edilirken rüzgârın genellikle kuzey, kuzeybatı, Akdeniz kıyıları ile zamanla Güney ve İç Ege'de batı ve güneybatı yönlerinden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Sıcak havanın oluşturabileceği olumsuzluklara karşı uyaran uzmanlar, özellikle güneş çarpmasına karşı önlem alınması gerektiğini vurguluyor.

1880'DEN BERİ EN SICAK MEVSİM

Sıcaklık artışının rekor seviyeye ulaştığını belirten İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin İncecik, 2010 yılının, ilk altı ayında ölçülen verilere göre 130 yılın en sıcak yılı olduğunu vurguluyor. "1880 yılından bu yana yapılan ölçümlere göre 2010 yılı şimdiden en sıcak yıl oldu" diyen İncecik " Sadece sıcaklık artışı değil yağışlardaki artışlar da dikkat çekici. Meteorolojik olayları tek bir nedenle açıklayamayız ancak küresel iklim değişikliğinin bu olaylarda faktörünün büyük olduğunu bilmek gerekir" diye konuşuyor. İncecik, Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli'nin 4'üncü değerlendirme raporuna göre son yüzyılda küresel ortalama hava sıcaklığı 0.74 derece arttığını belirtirken "Örneğin küresel olarak hem kara hem de okyanus yüzey sıcaklıkları göz önüne alındığında mayıs 2010, 20'nci yüzyılın ortalama değerinin 0.69 derece üzerinde meydana gelmiş ve 1880'den bu yana en sıcak mayıs olarak belirlenmiştir" diye konuşuyor. Çin'deki sel felaketinin de Rusya'daki orman yangınının da meteorolojik nedenlere bağlı olduğunu vurgulayan İncecik, Rusya'daki yangınların ana nedenlerinden birinin bölgeyi uzun süredir etkisi altına alan durağan yüksek basınç olduğunu savunuyor. "2003'te Güney Fransa'da da aynı şey olmuştu" hatırlatması yapan İncecik "Hem orman yangını meydana geldi hem de ısı dalgaları ve şoklarla binlerce insanın hayatını kaybettiğine inanılıyor" diyor.

BİTKİ ÖRTÜSÜNÜ KURUTUYOR

İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Mikdat Kadıoğlu da bu olayı "durağan hava" adıyla tanımlıyor, "Rusya üzerinde yüksek basınç durağan kaldı ve bölgeyi yüksek sıcaklıklar etkisi altına aldı"diyen Kadıoğlu bu sıcaklıkların bitki örtüsünü kuruttuğunu ve yangınlar için uygun zemin hazırladığını vurguluyor." İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen de "Bu kadar büyük bir yangın bölgedeki sıcaklığa küçük de olsa etkide bulunabilir ama bu artışın etkisi kısıtlıdır" dedi.

SICAĞA RAYLAR DAYANMIYOR

Türkiye'de etkili olan sıcak hava, demiryollarında bozulmalara da yol açıyor, tren seferleri hatlar kontrol edildikten sonra yapılıyor. TCDD 6. Bölge Müdürü Hasan Tahsin Köprülü, aşırı sıcaktan kaynaklanan genleşmenin raylarda bozulmalara yol açtığını, bunun da trenlerin raydan çıkmasına neden olduğunu söyledi. Köprülü, tren seferlerinin kazasız sürdürülebilmesi için önlemler aldıklarını, yaya ve mekanize ekiplerin tren yola çıkmadan önce rayları kontrol ettiğini belirtti. Öte yandan Kırıkkale'de engelli, hamile ve kronik hastalığı bulunan kamu görevlilerinin aşırı sıcaklar nedeniyle 4 gün idari izinli sayılacağı öğrenildi. Kırıkkale Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, il genelinde çalışan, hamile ve engelli kamu görevlileri 5-6-7-9 Ağustos tarihlerinde idari izinli sayılacak.

İSTANBUL'DA YAĞMUR MOLASI

Tüm bölgelerde bunaltıcı sıcaklar devam ederken İstanbul'da bugün kapanan hava vatandaşlar için umut oldu. Serinliği gören İstanbullular rahat bir nefes aldı.

Tuhaf Hastalıklar

Dünyamızda her gün yeni ve tuhaf hastalıklar ortaya çıkıyor, işte bunlardan bazıları...




















Kitap ve Sünnet Işığında Dünya ve Ötesi

Hayat mı Daha Gerçek, Yoksa Ölüm mü?

Kıyamet - X Bilinmeyen

HAARP Projesi



Bu harfler, ABD’nin en gizli askeri projelerinden biri olan “High Frequency Active Auroral Research Program” isminin baş harfleri... Adından görüldüğü gibi yüksek frekansla ilgili bir program bu...

Bu konuyu gündeme getirmemizin nedeni, son zamanlarda bazı kişilerin İnternet aracılığı ile HAARP projesini, Yıldız Savaşları filmleri senaryosu türünden senaryolarla Körfez depremine bağlayıp, birbirlerine iletmeye başlamaları. Hayal gücü oldukça yüksek bir milletiz. Kendimiz uydurup, sonra da kendimiz inanıyoruz. “Fısıltı gazetesi” akıl almaz bir hızla yalan yanlış herşeyi yayıyor. Bu nedenle konuyla ilgili doğruları bilmekte yarar var..

Bu proje 6 yıldan beri, Alaska’da Gakona askeri üssü yakınlarında, ABD Hava ve Deniz Kuvvetleri’nce gerçekleştiriliyor. Resmi amacı, İyonosfer’de araştırma yapmak. Bu projenin gerçekleşmesinde üç Amerikan şirketi ARCO, Raytheon ve E-Sistemleri, önemli rol oynadı ve hâlâ oynuyor..

Amerikalı askeri yetkililere göre, HAARP şunları gerçekleştirecek:

1-Atmosferdeki termonükleer araçların elektromanyetik vuruşlarını değiştirmek,

2-Denizaltılarla haberleşmeyi kolaylaştırmak,

3-Radar sistemlerini son derece geliştirmek,

4-Çok büyük bir bölgede, ABD ordusu dışında tüm haberleşmeyi durdurmak,

5-EMass ve Cray bilgisayarları ile ortaklaşa, toprağın altını çok derinlere kadar incelemek,

6-Büyük alanlarda petrol, doğalgaz ve mineralleri tespit etmek,

7-Cruise füzeleri gibi her türlü saldırı silahı ve uçağı havada imha etmek.

Gelelim, bu projeye karşıt olan Amerikalı bilimadamları da var. Bunun son derece tehlikeli olduğunu savunuyorlar. Çünkü, onlara göre, HAARP öylesine bir güç haline gelebilir ki, elinde tutan dünyanın tartışmasız hakimi olur..

Projenin karşıtlarından biri olan, ülkenin en ünlü jeofizikçilerinden Prof.Gordon J.F.MacDonald’e göre, elektromanyetik teknoloji bakın daha neler yapabilir:

1-İklimleri değiştirebilir,

2-Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir,

3-Ozon tabakası ile oynayabilir,

4-Deprem yaratabilir,

5-Okyanus dalgalarını kontrol edebilir,

6-Dünyanın enerji alanları ile oynayarak, insan beynini kontrol altına alabilir,

7-Radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturabilir...

Bunlar yapabildiklerinin sadece bir kısmı.. Dehşet değil mi?

Ancak, Amerika Hava Kuvvetleri, iklimlerin kontrolünü amaçlayan “Spacecast 2020” projesi ile ilgili olarak “Çevreyi değiştirme teknikleri ile bir başka ülkeyi yok etmek veya zarara uğratmak yasaktır” açıklamasını da yapmış durumda...

Bu proje çok küçük sinyallerle çok büyük enerjileri kontrol etme mantığı üzerine kurulduğuna göre, Zbigniev Brezinski’nin 1970’lerde sözünü ettiği “İlerki yıllarda teknolojiye bağlı daha kontrollü bir toplum olacağı ve elitlerin bu imkanı kullanacağı” cümlesi sanki gerçek oluyor...

ABD eski Başkanı George Bush, “Yeni Dünya Düzeni” cümlesini kullanırken, acaba sadece, siyasi anlamda mı bunu söyledi?

Sizce HAARP ile ilgili bir başka ilginç şeyi anlatalım... Bu konuda Web’de açılan sayfalar, buradaki konuşmalar, gelen bilgiler, tartışılan konular sık sık esrarengiz eller tarafından silinip yok ediliyor. HAARP, bu konuyu inceleyenlere göre, 1994 yılından bu yana, en çok sansüre uğrayan konu durumunda...

Sur'a Üfleme ve Kabirlerden Haşra Gidiş

Tevbe Etmek İçin Neyi Bekliyoruz, Bunları mı ?!?



Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün):

"Ümmetim onbeş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!" buyurmuşlardı.

(Yanındakiler:) "Ey Allah'ın Resûlü! Bunlar nelerdir?" diye sordular. Aleyhissalâtu vesselâm saydı:

-Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir metâ haline gelirse,

-Emanet (edilen şeyleri emânet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman,

-Zekât (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman.

-Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği;

-Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı;

-Mescidlerde (rıza-yı ilâhi gözetmeyen husûmet, alış-veriş, eğlence ve siyâsiyâta vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman.

-Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu;

-(Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren
zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği;

-(Çeşitli adlarla imal edilen) içkiler (serbestçe) içildiği;

-İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği;

-(San'at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği;

-Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakâret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, (zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) (veya gökten taş yağmasını, (kazfi) bekleyin."


Tirmizi, Fiten 39, (2211).

Hz. Muhammed'in Dilinden Deccal

Kıyamet Alametleri - Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi PDF



TÜRKÇE | PDF | 69 SAYFA | 383 KB | RAR

İÇİNDEKİLER:

Önsöz

1. Kıyametin Kopmasından Önce Zuhur Edecek Küçük Alâmetler

a. Çeşitli Alâmetler
b. Ticaretin Artması, Malın Çoğalması
c. Çocukların Durumu
d. Kur'an'ın Merasimi ve Müslümanlığın İsminin Kalışı
e. Ulemânın Durumu
f. Umerânın Durumu
g. İmanı Muhafazanın ve Sünnete Uymanın Güçleşmesi
h. Fitnelerin Zuhuru
i. Deccal'in Önüsıra Olacak Hadiseler

2. Kıyametin Büyük Alâmetleri

a. Kıyametin On Büyük Alâmeti
b. Melhameler ve Melhame-i Kübrâ (Büyük Harb)
c. Hz. Mehdi AS'ın Zuhûru, Vasıfları ve Müddeti
d. Kıyamete Kadar Hak Üzere Bir Grubun Bulunacağı
e. Kostantıniyye'nin ve Roma'nın fethi
f. Hadramut'tan Bir Ateşin Zuhuru

3. Deccal'in Çıkışı, Vasıfları ve Helâkı

a. Ümmet İçinde Çıkacak Yalancılar
b. Peygamberlerin Kavimlerini Deccal'e Karşı İkazları
c. Deccal'in Çıkacağı Zaman
d. Deccal'in Çıkacağı Yer ve Kendisine Tabi Olacak Kimseler
e. Deccal'in Vasıfları ve Yapacağı Bazı İşler
f. Deccal'in Varamayacağı Yerler
g. Hz. İsâ AS'ın Deccal'i Öldürmesi
h. Beklenen Yedi Şey Dolayısıyla Amellere Acele Etmek Lüzumu

4. Hz. İsâ As'ın Zuhuru

a. Hz. İsâ AS'ın Tekrar Dünyaya Geleceği
b. Hz. İsâ AS'ın Vasıfları ve Devrindeki Durum
c. Hz. İsa AS'ın Haçı Kırıp, Cizyeyi Kaldırması ve Malın Artması
d. İmanın Medine'de Toplanması

5. Ye'cüc ve Me'cüc'ün Çıkışı, Vasıfları ve Helâkı

a. Ye'cüc-Me'cüc'ün, Adem AS'ın sulbünden olduğu
b. Hz. Hızır ve İlyas AS'ın Her Gece Sed Üzerinde Buluşması
c. Kendileri ile Harb Yapılacak Bazı Kavimler
d. Ye'cüc ve Me'cüc'ün Vasıfları
e. Ye'cüc ve Me'cüc Hadisesinde Toplanma Merkezinin Tur-u Sînâ Olacağı
f. Ye'cüc ve Me'cüc'den Sonra da Hac ve Umre Yapılacağı

6. Dabbetül-Arz'ın Zuhuru ve Güneşin Batıdan Doğması

a. Dabbetül-Arz'ın Yapacağı Şeyler
b. Güneşin Batıdan Doğması
c. Güneşin Batıdan Doğuşu ile Tevbe Kapısının Kapanacağı

7. Güneşin Batıdan Doğuşundan Kıyamete Kadar Olacak Haller

a. Fitnelerin Artması
b. İlk Helâk Olacak Kavimler
c. Bir Takım Gençlerin ve İnsanların Durumu
d. Müslümanların Durumu ve Şeytanların Çıkışı
e. Kâbe'nin Yıkılması ve İbadetin Kalmaması
f. Bazı Harikulâde Hadiselerin Zuhuru
g. Zamanda Yakınlık ve Herc ü Merc'in Artması
h. Yere Batma, Taş Yağması ve Sûret Değiştirme Hadiseleri
i. Yağmurlarda Bereket Kalmaması ve Yıldırımların Artması
j. Kur'an'ın Silinmesi ve Kalkması
k. Salihlerin Ölümü ve Kıyametin Kopması

8. Peygamber SAS Efendimiz'in Tavsiyeleri

a. Ma'rufla Emir, Münkerden Nehy Etmek
b. Amelde Müsaraat (Acele) Etmek
c. Zalim Umera ile Birlikte Olmamak
d. Şam'da Toplanmayı Tavsiye
e. Mücahidlerin Fazîleti
f. Aczin Fücûra Tercih Edileceği Zaman
g. Fitne ve Belâlardan Kurtulma Çareleri
h. Gam, Keder ve Musibet İsabetinde Söylenecek Dualar

DOWNLOAD LINKS:

MEDIA-FIRE DOWNLOAD

5 Dakikada Ahir Zaman



Açıklama : Kuran-ı Kerim'de ahir zaman hakkında genel bir bilgi verilmekte ve kıyametin kopma zamanının kesin olarak bilinemeyeceği, hatta Hz. Muhammed'in (s.a.v.) dahi bu vakti bilemeyeceği bildirilmektedir. Peygamber kendisine bu konuyla ilgili soru soranlara "kıyamet için ne hazırladınız?" sorusuyla karşılık vermiş ve müminlerin kıyametin kopma zamanını değil, kendi kulluk görevlerini yerine getirmelerini istemiştir.

Tür : Mini Belgesel

Yapım : 2008

Süre : 5:49

Büyüklük : 42.7 MB

Ebatlar : 640x368

Format : AVI

Linkler :

Rapid Share : Full İNDİR

Dr. Bilal Philips’ten Deccal

Açıklama : Hazreti Peygamber (s.a.v.): “O, sizin aranızda çıkacak. Onun hali sizden gizli kalmayacak. Rabbinizin tek gözlü olmadığı size kapalı değildir. O ise sağ gözü kör birisidir. Onun gözü, sanki (salkımdan) dışa fırlamış bir üzüm danesi gibidir. İki gözünün arasında “kef – fe -ra” yani “kâfir” yazılmış olacaktır. Bunu her müslüman okuyacaktır.”

Tür : Konuşma, Sohbet

Dil : İngilizce

Altyazı : Türkçe

Süre : 47:43

Büyüklük : 102 MB

Ebatlar : 480×320

Format : AVI

Linkler :

Rapid Share : Full İNDİR

Kıyamet ve Mahşer Günü

Tür : Mini Belgesel

Yapım : 2008

Süre : 15:34

Büyüklük : 116 MB

Ebatlar : 640×368 (16:9)

Format : AVI

Link:

Rapid Share: Full İNDİR

Doomsday X – The Unknown



Plot: “Doomsday X – The Unknown” is a great documentary movie, which describes the end of the world after the Islamic resources and represents the scientific reasons for that. You will get to know some Islamic wonders released in the Qur’an and also many surprising prophecies by Muhammad (peace be upon him).

“Has not there come to you the news of the overwhelming calamity?” (88:1)

Categories: Future, History, Nature, Philosophy, Religion, Science, Society

Genre: Documentary

Language: Turkish

Subtitles: English (SRT)

Release Year: 2008

Duration: 01:00:59

Sound Quality: MP3 | 160 KB/S

Video Quality: AVI | 1340 KB/S | 640×368

Download Links (RS): Part 1 – Part 2 – Part 3 – Part 4

Dünyayı Bekleyen 10 Büyük Tehlike

İngiliz The Guardian Gazetesi yazarı Kate Ravilious, dünyaca ünlü 10 bilim adamına dünyanın ve insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük tehlikeleri ve gerçekleşme ihtimallerini sordu.

On büyük tehlikenin önümüzdeki 70 yıl içerisinde gerçekleşme ihtimalleri, gerçekleştikleri takdirde insanlık üzerinde yaratacakları etkiler ve insanoğlunun bu tehlikelere karşı neler yapabilecekleri ve tehlike puanları verilerek değerlendirildi.



KÜRESEL ISINMA
East Anglia Üniversitesi’nden Nick Brooks’un sunduğu tehlikeye göre 21. yüzyılın sonunda ortalama küresel sıcaklık 2 derece artacak ve son 1.5 milyon yılın en yüksek sıcaklıkları hissedilecek. Brooks, küresel ısınmanın insanlığın sonunu getireceğini sanmadığını, fakat bu potansiyele kesinlikle sahip olduğunu belirtti.
70 yıl içinde olma ihtimali: Yüksek
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 6

TELOMER AŞINMASI
Viyana Üniversitesi’nden Dr. Reinhard Stindl, her hayvan kromozomunun sonunda ‘telomer’ isimli koruyucu kapakların bulunduğunu ve bunların evrim sürecinde hücrelerin çoğalması ile küçülerek koruyuculuklarını yitirdiklerini belirtti. ‘Telomer aşınması’ denen bu olayla Alzheimer gibi yaşlanmaya dayalı hastalıkların artması ve erken yaşta görülmesi ihtimali doğuyor.
70 yıl içinde olma ihtimali: Düşük
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 8

NÜKLEER SAVAŞ
Liberal Demokrat Savunma sözcüsü Air Marshal Lord Garden, nükleer savaşın teoride insanoğlunu yok etme ihtimalinin çok az olduğunu belirtti.
70 yıl içinde olma ihtimali: Düşük
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 8

BÜYÜK VİRÜS SALGINI
Virolog Prof. Dr. Maria Zambon, 1918’de 20 milyon kişinin ölümüne sebep olan grip salgınını hatırlatarak küresel ölçekte bir virüs salgınının insan ırkını yok edemeyeceğini belirtti. Prof. Zambon, böyle bir salgının uzun yıllar uygarlıkta ciddi bir gerileme yapabileceğini belirtti.
70 yıl içinde olma ihtimali: Çok Yüksek
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 3

KÜRESEL TERÖRİZM
St. Andrews Üniversitesi’nden Prof. Paul Wilkinson, kimyasal ve biyolojik silahla yapılacak kitlesel katliamların özgür harekete değer veren günümüz açık toplumlarında engellenmesinin garantisinin olmadığını ve böylesine büyük saldırıların gerçekleşme ihtimalinin çok büyük olduğunu söyledi.
70 yıl içinde olma ihtimali: Çok Yüksek
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 2

METEOR ÇARPMASI
NASA’nın Dünyaya Yakın Cisimler Programı Bürosu Müdürü Donald Yeomans, ciddi büyüklükte bir meteor çarpışmasının ortalama milyon yılda bir gerçekleştiğini söyledi. Böyle bir çarpışma sonucu atmosfer devasa büyüklükte toz tabakasıyla kaplanacak ve haftalarca güneş ışığını engelleyecek.
70 yıl içinde olma ihtimali: Orta
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 5

ROBOTLARIN İSTİLASI
Carnegie Mellon Üniversitesi Robotik Enstitüsü’nden Prof. Hans Moravec, 2050 yılına kadar insanın zihin gücüne sahip akıllı robotların varolabileceğine inandığını ve bunların yönetimi ele geçirebileceklerini belirtti.
70 yıl içinde olma ihtimali: Yüksek
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 8

KOZMİK IŞIN YAĞMURU
İsrail İbrani Üniversitesi’nden Nir Shaviv, dünyanın patlayan bir yıldızdan kaynaklanan kozmik ışın yağmuruna tutulduğu takdirde Buzul Çağı’na girebileceğini söyledi.
70 yıl içinde olma ihtimali: Düşük
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 4

SÜPER VOLKANLAR
College London Üniversitesi’nden Prof. Bill McGuire, her 50 bin yılda bir süper volkanların patladığını, böyle bir durumda atmosferin sülfürik asitle kaplanarak gün ışığının yitirilebileceğini söyledi.
70 yıl içinde olma ihtimali: Çok Yüksek
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 7

KARA DELİK YUTAR MI?
Harvard Üniversitesi’nden Richard Wilson, kara delikler hakkında sahip oldukları bilgiler dahilinde Dünya’nın bir kara delik tarafından yutulmayacağını söyledi.
70 yıl içinde olma ihtimali: Çok çok düşük
İnsanlık üzerindeki tehlike puanı: 10

Gizli-gercekler.com

Küresel Isınma Ve Kıyamet Alametleri



Alanya Müftüsü Muhammet Gevher, yeraltı sularının çekilmesinin Kur'an-ı Kerim'de belirtildiğini söyleyerek, "Sokakların kirletilmesi, pet şişelerle deniz ve çayların doldurulması doğal dengenin bozulmasına neden oluyor. Kur'an-ı Kerim'de İsra ve Mülk Suresi'nin sonunda Cenabı Allah, 'Yeraltı sularını çekersem size bir damla suyu kim verecek' diye bizi uyarıyor" dedi.

Bilim adamlarının küresel ısınma ve yaz aylarında büyük bir su sıkıntısı olacağı yönündeki açıklamalarına dikkat çeken Alanya Müftüsü Gevher, "Suyun en zengin olduğu mevsimde bile yaylalarda sular akmıyor. Bu hayra alamet değil. Biz kendi elimizle kendimizi tehlikeye atıyoruz. Allah, Kur'an'da 'Kendinizi tehlikeye atmayın, dengeleri bozmayın' diyor. Bakın bugün gençliğin düştüğü uyuşturucu felaketi bizleri düşündürücü bir olaydır. Sokakları kirletiyoruz. Pet şişeler ve poşetler çaylarımızı, derelerimizi, denizlerimi doldurmuş durumda. Çöp poşetleri doğal dengeyi ve tabii dengeyi bozuyor. Bizde bir lüks hastalığı var " dedi.

Tabii hayatın bozulmasıyla birlikte felaketlerin geldiğini ifade eden Gevher, "Kur'an'da İsra Suresi'nde buna işaret eden ayet var. Bu tip hareketler sonunda Cenabı Allah'ın yer yüzü sularını çekeceğine dair ayetler var. Kabristanlarda okuduğumuz Mülk Suresi'nin sonunda da böyle uyarılar var. Dikkatli olmamız, yeşili korumamız, su kaynaklarını iyi kullanmamız ve isyan etmememiz gerekiyor. Cenabı Hak, 'Yeraltı sularını çekersem size bir damla suyu kim verecek' diye bizi uyarıyor. Bu uyarılar ilahidir, insani ve beşeri değildir. Uydurma değildir. Dikkatli olmalıyız. Geleceği ancak Allah bilir. Bilim adamlarının da insanları varsayımla değil kesin bilgilerle bilgilendirmeleri gerekiyor" diye konuştu.

Gevher, kıyamet alametleriyle ilgili olarak ise, "Kötülükler, haksızlıklar, zulüm, işkence, adaletsizlik hat safhaya varırsa kıyamet alametleri ortaya çıkar. Görüyorsunuz şimdi etrafımızda insanlar toplu halde katlediliyor, işkence görüyorlar, yeşil yok ediliyor, ağaçlar kesiliyor, yeryüzü kirletiliyor. Usulüne göre yapılmayan yüksek binalar çökerek ölümlere neden oluyor. Elbette ki bunlar olumsuzluğa neden olabilir. Bunlar kıyametin alametleri olarak sayılan hususlardır bazı hadisi şeriflerde" şeklinde konuştu.